Panik Bozukluğu

Panik atağı bir kişinin aslında bedensel bir hastalığın belirtisi olmadığı halde, bir belirtiyi felaket şekilde yorumlayarak önemli bir sorun halinde düşünmesi ve bundan dolayı korkusunun fazlaca artması, korkusu arttığı için de belirtilerinin daha da şiddetlenmesi şeklinde devam eden kısır bir döngüdür.

Panik atakları genelde ufak bir belirti ile başlayıp dakikalar içerisinde fazlaca artan, yaklaşık 10 dakika civarı pik seviyeye ulaşan, zaman zaman 40 dakikaya kadar uzayabilen yoğun bir bedensel belirtiler topluluğudur. Kişiden kişiye değişmekle birlikte çoğunlukla göğüs ağrısı, nefes alamama hissi gibi belirtilerle başlar. Kişinin bu belirtiden sonra yaşadığı yoğun korku ile birlikte, vücudun normalde heyecanlandığında verdiği tüm bedeni kapsayan bulguların alevlenmesi ile kendini gösterir. Başlangıçta şu belirti ile ortaya çıkar diyemeyiz ancak genelde bir kişide bir belirti ön planda ise genelde sonraki ataklarında da benzer bile örüntü olur. Çünkü kişinin bu belirtiye karşı bir hassasiyeti gelişir ve vücudunu bir taramadan geçirir gibi sürekli aynı belirtiyi arar. Belirtiyi fark ettiği anda tekrar korkuları artar, sonra diğer belirtiler tetiklenir ve topluca bir atağa ulaşır.

Normalde bir insan kalp krizi geçireceğim diye düşünürse otomatik olarak ”Bir felaket var!” düşüncesi devreye girmiş oluyor ve insan vücudu bir felaketle karşı karşıya kaldığında sempatik sinir sistemi dediğimiz bizi heyecanlandıran sistem aktive oluyor. Kişi ”Galiba biraz çarpıntım var sanırım çok fazla kahve içtim.” gibi bir şey düşünmek yerine ”Kalp krizi geçiriyorum!” şeklinde bir felaket senaryosuna ulaşırsa panik duygusu oluşuyor ve ataklar bu şekilde tetikleniyor.

Panik bozukluğu dediğimiz şey panik ataklarının ortaya çıkması ve bu ataklar olmadığı dönemde de kişinin tekrar bir atak yaşayacağı ile ilgili aşırı korku ve endişe yaşaması ve felaketleştirdiği şeylerle ilgili düşüncelerinin sürekli aklına gelmesi ve bundan dolayı da kişinin yaşamını kısıtlanması; normalde yaptığı şeyleri yapmaktan vazgeçmesi (kaçınma davranışları) ya da normalde yapmayacağı şeyleri (güvenlik sağlığı davranış: yanına su alma, tek başına araba kullanacakken yanında birisi ile birlikte kullanma gibi) yapma gibi davranışların da ortaya çıktığı durumdur.

Panik atağı yaşamak bir hastalık değildir, çünkü zaman zaman herhangi bir bedensel hastalığa bağlı olarak ya da çok önemli endişeli bir durum yaşadıktan sonra da panik atağı yaşanabilir. Ama sık sık tekrarlayan ve tekrarladığı süreler dışındaki dönemde de hayatını etkileyen, kaçınma ya da güvenlik sağlayıcı davranışlar gibi örüntülere sebep olan, kişinin günlük işlevini yerine getiremez duruma geldiği durumlarda panik bozukluğundan söz ederiz ve kişinin bir yardım almasını tavsiye ederiz.

Panik bozukluğu tedavisinde 2 tür tedavi mümkündür: ilaç tedavisi ve Bilişsel Davranışçı Terapi. İlaç tedavisinde doktor kontrolünde ve gözetiminde olduğu müddetçe bağımlılık yapmayan ve kişinin rutin hayatını etkilemeyen tedaviler mümkündür. Bilişsel Davranışçı Terapide ise; kişinin ataklarının kontrol altına alınması, kaçınma ve güvenlik sağlayıcı davranışların azaltılarak aşamalı maruz bırakma tedavisinin uygulanması ve felaketleştirilmiş düşüncelerinin değiştirilmesine yönelik çalışmalar yapılır.

Bu içeriğin videosu:

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑